27 Haz 2017

SOLGUN

Kendim olmaktan çok yorgunum. Kendi düşüncelerimden, duygularımdan, iç seslerimden, algılarımdan, zihnimin kıvraklığından, camdan yapılmış gibi olan kalbimden, akmaya hep hazır gözyaşlarımdan, üstüme leş gibi sinen bu gecikmişlik duygusundan, terk edilmişlik duygusundan, unutulmuşluk duygusundan...
Kendim olmak istemiyorum artık. Beni baştan ayağa gidip bir yerlere bırakıp kurtulmak istiyorum. Değiş tokuş etmek, iade etmek ya da öyle bir şeyler... İçten içe her geçen gün biraz daha çöktüğümü, normal

23 Haz 2017

BİR KEDERİM DE SENDİN

Sana dokunmanın kıyısından geçmiştim bir kez
hasarlı gemilerin, kararlı cümlelerin vardı
güvertende yere bırakılmış 
her yanı kırık bir kalp
deniz suyu erken gelen bir kadınca bağırırdı
ben kaçtıkça gözlerinden, yüzünden ve gülüşünden
sesin geri çağırırdı
seni öpmenin yamacından geçmiştim bir kez
bilmiyordun yalnızlığa dair 
ne çok şey bildiğimi
bilmiyordun dudaklarımın adın geçerken titrediğini
sen belki şöyle bir uğradın 
öylesine, hiç nedensiz

19 Haz 2017

KAVGAKIRAN "Yalnız Değilsin"


Adil Sarmaşık'la yan yana yürüdüğü bu uzun, toz toprak içindeki, dört yanı biçimsiz gecekondularla çevrili yolun hiç bitmeyeceğini sanmaya başlamıştı.
- Sen her gün yürüyor musun bu kadar? diye sordu.
- Yürüyorum.
- Kızılay'dan bu tarafa otobüsler var, belki evin yakınlarından geçiyordur?
- Var evet. Evin yakınından da geçiyor. Ama, her gün o kadar parayı yol için harcarsam kazandığımdan geriye bir şey kalmaz. Kızılay'dan işe, işten okulun önüne, oradan kampüsün içine bir dünya para yola gidiyor zaten.
- İşten de geç çıkıyorsun... Nasıl yürüyorsun burada Sarmaşık? Gündüz gözüne bile tekin değil buralar.
- Yürüyorum işte.

17 Haz 2017

KALKINMA PLANI

Hayatımda ilk kez bu kadar dibi gördüm. Kesin olan şu ki yüzeye çıkmak istiyorum ve bana benden başka kimseden fayda olmadığını anlamaya yetecek kadar tecrübem oldu.
Kara böcüğümü köpekler parçaladığında epey sarsıldım; ama ipin ucunun memlekete gitmemle kaçtığını çok iyi biliyorum. Dengem bozuldu, üstüne ikinci kez hamilelik sevincimin kursağımda kalması tuz biber ekti.

13 Haz 2017

BUGÜN YİNE


Bu bloğun yalnızca edebiyat içerikli, her şeyin yolunda ve güzel gittiği doğru düzgün bir yer olmasını beklemek benim saflığımdı elbette. Elbette bu da rayından çıkacaktı. Bir halta benzemeyecekti. Benim kendi kendime konuşup durduğum, çoğu kez onu yapmaya bile güç yetiremeyeceğim, kendim gibi, hayatım gibi, iç dünyam gibi karman çorman bir yer olacaktı. Elbette anlamını ve ışığını kaybedecekti. Bozulacaktı, çürüyecekti. Issızlaşacak, sevimsizleşecek, soğuyacaktı. Aksini düşünmek benim hatamdı.
Yazmak istemiyorum. Denedim yazamıyorum da zaten. Edebiyat kasıyorum resmen. Olmuyor. Cümleler birbirini tutmuyor, yakışmıyor. Bu defa pis dağılmışım. 

3 Haz 2017

BEDEL

Bu resimdekiler 'bir insan ve hayvanlar' değil...

İçimden yazmak gelmiyor. Yazmak da ne, içimden yaşamak gelmiyor şu an. Yorgunun kelime anlamı ya da anlamları artık ruh halimi anlatmak için yeterli değil.
Sürekli birilerini memnun etmek, vicdanlarını rahatsızlıktan kurtarmak, gönüllerini hoş etmek için öyle olmadığımda bile iyi ve normalmişim gibi davranmaya çalışmaktan, içimden gelmeyen şeyler söylemeye çalışmaktan, rol yapmaktan, bunları kırk yılda bir yapmam gerekse bile yorgunum. Yorgunum demenin yetmediği şekilde yorgun.
Şiirlere, kitaplara sığınamaz oldum. O büyük, süslü cümleleri kuranların, gerçek anlamda gerçeklerin yanından yöresinden dahi geçememiş olduğunu görerek, bencilce karaladıkları apaçık ortada olan laflarına pek tahammül edemiyorum. Eskisi gibi değilim. Eskiden de çok iç açıcı halde değildim; ama şimdi eskisinden de beterim.

28 May 2017

KAVGAKIRAN "İlk Öpücük"


İşten ve Sarmaşık'ın okulundan arta kalan tüm zamanları beraber geçirir olmuşlardı. Hayatın bütün güzelliklerini onunla paylaşmak istiyordu Adil. Sinemaya, lunaparka, pikniğe gidiyorlar; yan yanayken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorlardı.
Güzel olan her şey gibi bu günlerin sonu da hızla yaklaşıyordu. Adil, iş yeri açan akrabalarına destek olmak için başka bir şehre gitmek zorundaydı. "Acaba beni bekler mi?" sorusu kemirip duruyordu içini. Yine de konuyu açmaktan çekiniyor, birlikte geçirdikleri tatlı zamanların tılsımını bozmak istemiyordu.
Yemek yedikten sonra sinemaya gittikleri bir akşam, Sarmaşık film çıkışı aniden değişmiş, gergin, huysuz bir hale bürünmüştü. Adil bu duruma anlam veremiyor, aralarında esen soğuk rüzgardan dolayı da cesaret edip bir şey soramıyordu. Genç kızı otobüse bindirip evine uğurladıktan sonra uzun uzun ne yapmış olabileceğini düşündü; fakat bir cevap bulamadı.